Bize Yazık Mı Oldu?

10 Ekim 2009 Cumartesi


2010'da Güney Afrika'da olamayacağız. Çünkü Bosna-Hersek, Estonya'yı deplasmanda 2-0 yendi. Hani şu bizim 0-0 berabere kaldığımız Estonya'yı...

Ya da bunun böyle olacağı uzun süredir belliydi. Çünkü son 2 yılda, fazla göze çarpmasa da bazı önemli kırılma anları yaşadık Milli takımımız adına...

Euro 2008'de yarı finalde Almanya'ya 3 pozisyon verip 3-2 yenildiğimiz maç bizim için bir milat olabilirdi. Dikkat ederseniz kazandığımız 3.'lük demedim!

Özellikle o maçın; ve turnuvada geriden gelip kazandığımız kalbe zarar galibiyetlerin bize gösterdiği, hücum ettiğimiz takdirde sonuca gittiğimizdi. Çünkü futbol tarihimiz boyunca dünya çapında stoperler değil, dünya çapında hücum oyuncuları yetiştirmiştik. Top bizim sahamızda kaldığı her dakika, savunma oyuncularımızın ayaklarının birbirine dolaşma riski vardı, ve hala da var.

Buradan deli gibi, şuursuzca hücum etmemiz gerektiği sonucu çıkmasın. Yapmamız gereken yalnızca savunmamızı mümkün olduğunca ileride kurmak ve bu sayede hem önemli yaratıcı ayaklarımızı en etkili oldukları yerde, yani karşı kale önünde, mümkün olan en uzun süre bulundurmak; hem de topu kalemizden elimizden geldiğince uzakta tutmaktı.

Bu konu üzerine verebileceğimiz en anlamlı örnek (ve ikinci kırılma noktası olarak adlandırdığım) 1-1 berabere biten ve Dünya Kupası'na katılma şansımızı %10'lara indiren deplasmandaki Bosna-Hersek maçıydı. Maçın ilk 10 dakikasında sürekli rakip kaleyi zorlamış ve 1-0 öne geçmekle kalmayıp iki de net pozisyon bulmuştuk. Sonrası ise malum: 2-0 öne geçebilecekken Fatih Terim'in kenardan gelen işareti üzerine oyunu tutmaya kalkmış ve işi elimize yüzümüze bulaştırmıştık. 1-1 biten maçın ardından söylenen: "2. yarıda çok pozisyon kaçırdık" ve "Hakem, Terim'i attı ondan böyle oldu" lafları bence çok romantikti. Çünkü bunların ikisi de ilk kez başımıza gelmiyordu. Tam olarak bu şekilde gerçekleşmemiş olsa da...

Bana göre bir diğer kırılma noktası, giriş paragrafında hafifçe dokundurduğum 0-0'lık Estonya maçıydı. Çok değil, bundan 2 yıl önce Euro 2008 vizesi alırken, Malta ve Moldova gibi takımlara da puanlar kaybetmiştik hatırlarsanız. Yani kolay puan kaybetme hastalığımıza bir çözüm bulamamış, ya da bunları sadece "tesadüf" olarak görmüştük. Belki de ders almamıza gerek yoktu. Çünkü biz ders verendik!

Bir Dünya Kupası'na daha katılamıyoruz, tabii ki çok üzgünüz. Ancak sağda solda duyduğum "Yazık oldu" serzenişlerine hiç ama hiç katılmıyorum. Bize yazık olsaydı, şu an lider İspanya'nın 15 puan gerisinde olmazdık...

0 yorum:

İLETİŞİM

mussano90@hotmail.com


KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP