Hido'nun Kelebek Etkisi

29 Ekim 2009 Perşembe


Hidayet Türkoğlu'nun yeni takımı Toronto Raptors, oynadığı ilk sezon maçında Cleveland Cavaliers'ı 101-91 yendi. Toronto'da, Air Canada Centre'daki sezon açılışında başrol oyuncuları 26 sayı,15 ribaund ile Chris Bosh ve 28 sayıyla İtalyan Andrea Bargnani oldular. Hidayet ise artık alıştığımız şekilde, takım iyi giderken geri planda kalarak; işler sarpa sardığında ise sazı eline alarak 12 sayı 7 ribaundluk bir oyun ortaya koydu.

Hidayet'in NBA'deki kariyeri boyunca yaptığı şey buydu aslında. Fakat bunu anlamamıza yardımcı olan ana faktör, geçtiğimiz sezon Orlando'nun NBA finaline kadar giden başarısıydı. Hidayet'in, kritik anlarda topu eline verebileceğiniz tüm NBA'deki 4-5 oyuncudan biri olduğunu kanıtlayan süreç yani.

Tabii ki Hidayet geldi, Toronto kademe atladı demek için çok erken. Fakat Toronto'nun yeni oyun planının Hidayet'e çok uygun olduğunu söyleyebiliriz. Ya da başka bir deyişle Hidayet'in bu yeni sisteme çok uygun olduğunu... Toronto Genel Menajeri Bryan Colangelo bir planlama başarısına daha imza atma yolunda ilerliyor.

Peki ne bu oyun planı? Toronto geçtiğimiz sezonlarda sürekli Chris Bosh'un yanına hantal bir uzun monte etmeye çalışmış, Bargnani ve Bosh'u pota altında bir arada oynatabilecek formülü bir türlü bulamamış bir takımdı. Hatta Bargnani bir dönem 3 numarada bile oynadı. Bunun savunmada ribaundlara katkısı büyüktü belki. Fakat aynı oranda hücumda hareketsizliğe yol açıyordu. En kötüsü de Bargnani bu pozisyonda kendini sürekli 3'lük kullanmak zorunda hissediyordu. Halbuki bu pozisyonda kendine avantaj yaratacak ve bir uzun olarak kullanması gereken özelliği sırtı dönük oyunuydu.

Bu sene ise koç Jay Triano daha akılcı bir sistem üzerinde çalışıyor. Avrupa'daki yıllarında orta mesafe şutu bile olmayan Jose Calderon dahil, ilk 5'in tümünün zaman içinde vasatın üstünde birer şutöre evrimleştiği bir takımla oynuyor. Ayrıca Calderon'un, geçtiğimiz sezonki takımın perişan durumunda bile 10 civarı asist ortalaması tutturduğunu göz önüne alırsak, maç içinde temponun arttığı dönemlerin Toronto'nun lehine olacağını kestirmek zor değil. Bir de Hidayet var tabii ki. Geçtiğimiz sezon Orlando'da ikili oyun oynayabileceği sadece Dwight Howard vardı. Onu da sürekli pota dibinde topla buluşturmak zorundaydı. Bu sezon ise çok daha etkili ve sonu 3 sayıyla bitebilecek kadar geniş alanda, bir çok pick&roll oynayabileceği iki hareketli uzuna sahip: Chris Bosh ve Andrea Bargnani...


Kısacası Toronto oynadığı ilk normal sezon maçında, bu tempolu ve pasa dayalı sistemi benimsemesi halinde hücümda NBA'in en akıcı ve göze hoş gelen basketbolunu oynayan takımlarından biri olabileceğinin sinyallerini verdi. Bu hücumun onları ne kadar ileriye taşıyacağını belirleyecek faktör ise oyunun diğer tarafı, yani müdafaa olacak. Orada da Hido'nun önemli etkisi olabilir. Gerek Bargnani ve Bosh'un fiziksel zaaflarından doğabilecek ribaund sorunlarını kapatmada; gerekse rakibin skorerini yavaşlatmada, Toronto'nun tüm NBA'de bulabileceği en iyi oyunculardan birisi. Üstelik geçtiğimiz sezon da buna benzer bir sorunla başetmek zorunda kaldığından tecrübeli: Hatırlarsak Orlando Magic içeride tek bir uzuna (Dwight Howard) ve bunun yanında Rashard Lewis gibi kariyeri boyunca pota altı zaaflarıyla tanınan bir skorere sahipti. Hidayet'in kariyerindeki ilk triple-double'ı Orlando'nun bu sistemi içinde yapması boş bir gösterge değil.

Hido tıpkı Orlando'daki gibi, Toronto'nun sistemi içinde de 404 görevi üstlenecek. İstatistiksel anlamda "hiçbir şeyden tam değil; fakat herşeyden biraz" yapacak yani. Hidayet takımla birlikte değerlendirilmesi gereken bir oyuncu ve başarısının göstergesi de skor katkısından öte Toronto'nun galibiyetleri olacak.

Bir parantezde Kral James ve ekibine açmak lazım. İlk iki maçta özellikle savunma yönünden felakettiler. Boston maçını izleme şansı bulamadım; fakat Toronto maçında görebildiğim kadarıyla özellikle Shaq'ın üstünden oynanan ikili oyunlarda büyük sıkıntı yaşıyorlar. Shaq'ın ayakları artık iyice yavaşladı ne yazık ki. Özellikle Bargnani'nin Shaq'ın 3 adım ötesinden gelip vurduğu iki smaç var ki, tüm NBA'e: "İşte Cavs'ın zayıf noktası bu!" der nitelikte. Varejao'nun maç boyunca 4 ribaund alabilmesi ise kabullenilemez. Sanki oynamasının nedeni 20 sayı atabilecek kapasitede olmasıymış gibi!




Cleveland'ın son yıllardaki başarısında katkısı olan, LeBron'dan sonraki en önemli isim İlgauskas'ın ise Shaq'ın gelmesiyle bir anda unutulması akıl alır gibi değil. Tamam Shaq ne olursa olsun çok önemli bir pota altı silahı; ancak İlgauskas da orta mesafe şutu konusunda NBA'in en iyilerinden...




Cleveland'ın başarısı için LeBron'un çok yönlü oyunundan ziyade, takımın kalanının çok yönlülüğü önemli. Bunu sahaya koymakta koç Mike Brown'ın işi. Fakat o yaratıcı bir çözüm bulamayıp LeBron'un sırtına binmeye devam ettikçe, Cleveland daha LeBron'un triple-double yaptığı çok maç kaybeder. Toronto önünde olduğu gibi...

0 yorum:

İLETİŞİM

mussano90@hotmail.com


KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP