Yolun Sonu Acı Oldu

8 Kasım 2009 Pazar


Nijerya'da devam eden U-17 Dünya Kupası'nda Milli Takımımız çeyrek finalde Kolombiya'ya mağlup oldu. 20. dakikada golcümüz Muhammet Demir'le 1-0 öne geçmemize karşın, özellikle ikinci yarıda oyunu tamamen yarı sahamızda kabul etmemiz sonucu 88. dakikada beraberlik golünü kalemizde gördük. Uzatmaya giden maçın sonunda da penaltılarla yarı final şansını kaybettik.


Niyetim takımımızı bir maçla ipe götürmek değil. Ayrıca Kolombiya bir önceki turda Arjantin'i de geriden gelerek elemişti. Ancak maçın bitimine iki dakika kala yediğimiz gol büyük bir hatanın sonucuydu. Orta sahadan gelişigüzel ileri gönderilen bir top sonucu, kalecimiz Deniz ve stoperlerimizin bir anlık dalgınlığı sebebiyle oyuna yeni giren Reyes'ten golü yedik. Üstelik savunmamızı geriye yaslamışken!

Sonuçta bu, henüz 17 yaşındaki oyuncuların oynadığı bir şampiyona. Bu tip hataları her takım yapıyor. Benzer bir golü, bir süre önce düzenlenen U-20 Dünya Kupası'nda, disipliniyle tanınan Alman takımı da Brezilya'dan yemişti.

Burada eleştirilebilecek olay, teknik direktör Abdullah Ercan'ın taktik seçimiydi. Oyunu 2. yarıda çok fazla kendi sahamızda kabul edip, topu yeteri kadar ileride tutmayınca (üstelik buna daha yatkın oyuncularınız varken) "geliyorum" diyen golü sonunda yedik. İkinci yarının yıldızları iki stoperimiz Ferhat ve Sezer'di. Onları yıldızlaştıransa gelen her topu ileri vurmalarıydı!

Uzatma dakikaları ve penaltılar hakkında söylenebilecek fazla bir şey yok. Sonuçta Nijerya'nın 35 derecelik sıcağında fazladan bir 30 dakika daha oynuyorsunuz. Penaltılarda ise daha sakin hareket eden taraf -genetik yapılarının da etkisiyle- Kolombiyalılar oldu. Anlayamadığım nokta ise maç boyunca bir tane isabetli pas atamayıp her topu ileri vuran stoperimiz Ferhat'ın 2. penaltıyı kullanmasıydı. Penaltıyı atamayacağını ben ekran başında anladım; fakat Abdullah Ercan penaltıcıları seçerken bunu düşünemedi.

Yazının sonunu uzun süredir tartışılan bir konuya bağlayacağım. Futbolumuzun en önemli sorunlarından birisi, teknik açıdan yetenekli gençlerimizi mental olarak geliştirememek. Yani hem profesyonel kademeye geçişlerinde sorunlar yaşamaları (genellikle bir süre sonra silinip gitmeleri) hem de A Milli Takımımızın ihtiyaçlarına göre yetiştirilmemeleri. Ayağı iyi olan (!) bir stoper çıkaramadığımızı artık sokaktaki herkes söylüyor; ancak bu konuda altyapılarımızda ne kadar çaba harcanıyor bu konuda şüphelerim var.

İşte bu "öğretici" problemlerini aşamadığımız sürece, futbolumuzda hep bazı boşluklar olacak. Ve Türkiye hep yetenekli; fakat istikrarsız bir takım olarak anılacak...

0 yorum:

İLETİŞİM

mussano90@hotmail.com


KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP