Teodosic'i Tanımamak

7 Ocak 2010 Perşembe

Efes Pilsen, Euroleague'deki sıkıntılı durumunu evinde Olympiakos'a uzatma sonunda 93-85 yenilerek iyice çıkmaza soktu. Tıpkı Atina'daki ilk maçta olduğu gibi, maçın sonunu daha iyi oynayan taraf yine Yunan ekibiydi. Efes son çeyrekte Kerem'in önce sol dipte Schumpert'ı, ardından sağ dipte Charles Smith'i bulması sayesinde iki üçlükle farkı kapatıp maçın son topunu da kullanma şansı yakaladı. Kerem ribaundu aldığında maçın bitimine yalnızca 4 saniye kalmıştı. Ender o sürede karşı sahaya 3 kere geçebilirdi; fakat Kerem'in yorgunluğunun da etkisiyle böyle bir lüksü ne yazık ki yoktu.

Rakoceviç maça hiç etki edemedi. Kerem, Ender'in sakatlığı yüzünden neredeyse 40 dakika sahada kaldı. Buna karşılık karşısında oynayan Teodosic'in Halperin ve Scoonie Penn sayesinde dinlenme şansı vardı. Gerçi Giannakis onu da fazla kenara almadı; ancak bu iki oyuncu en azından onun aktif dinlenmesini ve maçın sonunda diri kalmasını sağladı. O da kritik üçlükleri ve asistleriyle uzatmada son darbeyi vurdu.

Sırp gard Milos Teodosic yakından tanıdığımız bir isim. Geçtiğimiz yaz Polonya'da düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nın yıldızlarındandı. Bizim Sırbistan'ı uzatmada yendiğimiz ve turnuvadaki son galibiyetimizi aldığımız lanetli maçın dikkat çeken oyuncularından biriydi. Daha sonra finale yürüyen Sırp takımının lideri oldu, turnuvanın en iyi beşine seçildi. Fakat maçı anlatan Melih Gümüşbıçak ve en sevilen yorumcu (!) Nur Germen'in bunlardan pek haberi olmayacak ki, onun ne kadar tehlikeli bir gard olduğunu ancak el üstünden bir-iki üçlük soktuktan sonra anlayabildiler. "Bu adama dikkat!" ve "18 numaralı oyuncu" ikazları, bende bir ara televizyonun sesini kısma isteği uyandırdı. Fakat tribünlerin hatırına vazgeçtim...

Beko Basketbol Ligi ve EuroLeague maçlarının ağırlıklı olarak Digiturk'ten yayınlanıyor oluşu nedeniyle maçları takip etme şansım pek yok... Maçları bugün olduğu gibi Show Tv ya da Sky Türk yayınlarsa izleyebiliyorum. Sorun ise benim ayda yılda bir maç izleyebiliyor olmama karşın Teodosic'in neler yapıp neler yapamayacağını kestirebilmem; fakat maçı anlatan ikilinin bunun farkına ancak maç ilerledikçe varabilmesi...


İki senedir "saf" bir basketbol spikeri ve Avrupa basketbolundan haberdar bir yorumcu bulamadılar. Bu sayede maçları izleyememekten kaynaklanan üzüntüm bir nebze azalıyor!...

Melih Gümüşbıçak futbol maçı gibi basketbol maçı anlatıyor; Nur Germen de yarım yamalak bilgisiyle hiç susmadan konuşuyor. Scoonie Penn basket atınca şaşırıyor, o bile attı diyor.. Avrupa basketbolunun en iyi gardlarından biri olan adam için yani! Acaba daha önce Efes Pilsen forması giydiğini söylediler mi? Söyledilerse de maçı izlerken ben hiç duymadım....

Tekrar maça dönecek olursak, Kaya, Kerem, Charles Smith ve Shumpert Efes adına ayakta kalan isimlerdi. Kaya Peker 18 sayısının tümünü %70 civarı bir 2 sayı yüzdesiyle üretirken, hem savunma hem hücum ribaundlarında canını dişine takarak boğuştu. Diğer uzunlar Santiago ve Kasun da, her maçta olduğu gibi yine Euroleague'in çabuk ayaklı pivotlarına karşı ellerinden geleni yaptılar. Ya da en çok ellerinden geleni yaptıkları maç bu maçtı. Baby Shaq'dan dolayı olabilir!

Kerem maç boyunca organizasyon yeteğini konuşturdu. Zaman içinde pas yeteneğini ne kadar geliştirdiğine bir kez daha şahit olduk. Charles Smith hücumda rakip potaya 18 sayı bıraktı; savunmada ise Teodosic'i yavaşlatabilen yegane isimdi. Shumpert'a laf eden zaten taş kesilir. Adam her maç belli bir standardı tutturuyor...

Kaliteli ve derin kadro bazen sorun olabiliyor. Nitekim Efes de bunun canlı örneği... Thornton, Sinan ve Nachbar yine benchte unutuldu.

Olympiakos'ta ise galibiyete Teodosic dışında en önemli katkıyı yapan isim 23 sayı atan Josh Childress'tı. NBA'den geldiğinden bu yana en verimli maçlarından birini oynadı, o da bize denk geldi!

Efes şimdi Top 16'ya kalmak için grubun son maçında deplasmanda Orleans'ı yenmek ve Rytas'ın evinde Malaga'ya yenilmesini beklemek zorunda. 9 maçta 3 galibiyet ve 6 mağlubiyet elde ettiler. Halbuki tablo bunun tam tersi olmalıydı. "Efes bu haliyle Top 16'ya kalsa ne olur?" diye sorası geliyor insanın...

0 yorum:

İLETİŞİM

mussano90@hotmail.com


KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP