All-Star'da Cumartesi Gecesi

14 Şubat 2010 Pazar

All-Star Saturday Night, özellikle smaç yarışması nedeniyle, All-Star haftasonunda eğlence beklentilerinin en yüksek olduğu gündür. Fakat beklentileri ne kadar yüksek tutarsanız, bu seyir keyfinizi o denli baltalıyor. En iyisi gecenin bir saati oturup heyecanla yarışmaları beklemek yerine, uykunuz yoksa oturup izlemek. Yani yarışmaları, gece uykunuz kaçtığında izlenecek en iyi şey olarak görmek.

Bu kadar karamsar bir giriş yapmamın tek sorumlusu, smaç yarışmasının sürprizi (ama olumsuz anlamda) Shannon Brown'dur! Kendisi hakkında 10 gün önce yazdığım kapsamlı yazıyı bir çırpıda silip attı, sağolsun. İlk turda elenmesi en son beklenen adamdı; ancak sıçrama yeteneğinden kazandığı tüm krediyi, yaptığı iki sıradan smaçla sıfırladı. Aslında ilk hakkında planladığı, çok uzaktan zıplayarak yapacağı bir 360 derece smacıydı. Fakat ilk denemede başarısız olunca birden bu hareketten vazgeçip, yerine son derece standart bir smaç yaptı. NBA Live serisinin bir oyununda bu smacı yaptığınızda yorumcu şöyle der: B-A-S-I-C...

Gerald Wallace da hasta-sakat karışımı bir halet-i ruhiye'ye sahip olunca final turuna yolcu olanlar, antipatik Nate Robinson ve Sonny Weems'in pasıyla yarışmanın en etkileyici smacına imza atan, (dün Eric Gordon'un hakkı yenerek finale gelmiş) Hido'nun takım arkadaşı çaylak DeMar DeRozan oldular.

Nate Robinson, smaç yarışmasına dört kez katılmanın verdiği tecrübeyle (!) son tura da standart üstü smaçlar saklamayı başardığından, en iyi smacını ilk turda tüketmiş DeRozan'a üstünlük kurdu. İlginç olan nokta ise, artık herkes yarışmanın daimi üyesi olarak Nate Robinson'ı görmekten bıkmış olacak ki, halk oyuna dayalı finalde Robinson, DeRozan'ı ancak %1 farkla geçebildi. Oysa Robinson'a duyduğum tüm antipatiyi bir kenara itip objektif bir değerlendirme yapacak olursam, Robinson'ın çok daha farklı kazanması gerekirdi.

Neyse, artık NBA yönetimi rahatlamıştır. Robinson'ı ite kaka 3. kez şampiyon yaptılar. Kendisi de: "3 şampiyonluk benim için yeterli, yarışmaya bir daha katılmayacağım" dedi. İlerde çoçuğum-torunum "Smaç yarışmasını en fazla kazanan Nate Robinson nasıl bir adamdı, çok mu iyi smaçlar yapıyordu?" diye sorarsa ne cevap vereceğim bilemiyorum!

Stockton'dan sonraki dönemin Jason Kidd ile birlikte en iyi iki gardından biri olan Steve Nash'in, yetenek yarışmasını kazanması sürpriz değildi. Aynı şekilde Nash ve Kidd sonrası dönemin, Chris Paul'le birlikte en iyi iki oyun kurucusundan biri olacak Deron Williams'ın da finale kalması... Nash'in pas ve tepe şutu konusunda diğer isimlere nazaran üstünlüğü vardı. Top sürme konusunda hız dezavantajı diye birşey söz konusu değildi; çünkü o slalomları Shaq bile rahatlıkla yapar...

Üç sayı yarışmasını, NBA'in gelmiş geçmiş en büyük şutörlerinden Dell Curry'nin oğlu Golden State'in çaylağı Stephen Curry kazanmaya çok yaklaştı; ancak birşeyler ispat etmek için oraya geldiği çok belli olan Paul Pierce'ı geçemedi. Pierce, normalde dalga geçilecek kadar yavaş olan şut stilini, yarışmaya özel olarak hızlandırabileceği bir formül bulmuştu ve finalde topladığı 20 puanla Billups ile Curry'i geride bıraktı. Ödülü eline alınca da şöyle dedi: "İnsanlar beni skorer olarak görüyordu; ancak ben tek başına şutör olarak da yetenekli olduğumu ispatladım". Pierce ayrıca, Larry Bird'den sonra -yine Dallas'taki bir All-Star organizasyonunda- üç sayı yarışmasını kazanan Boston Celtics tarihindeki ikinci oyuncu oldu.

Shooting Stars (Şutör yıldızlar) yarışmasını Texas takımı kazandı. Bu yarışmada ekiplerin sadece NBA takımlarının adlarına göre değil, eyalet ve şehir isimleriyle kurulması güzel bir olaydı. Nitekim Texas'ın finaldeki rakibi de Los Angeles (Clippers ve Lakers'lı isimlerden oluşan) oldu. Fakat Nowitzki'li Texas takımı, Gasol'lü Los Angeles'ı geçerek geceyi izlemeye gelen Kaliforniya Valisi Arnold Schwarzenegger'i üzdü.

Bu gece All-Star Haftasonu, Dallas Cowboys'un 90.000 kişilik stadyumunda oynanacak All-Star maçıyla sona erecek. Tribünlerin üst kısımlarına çıkıldıkça sahada olup bitenleri görebilmeniz için muhtemelen tepedeki dev ekrana bakmanız gerekeceğinden, maçı stadyumdan izlemenin bizim gibi televizyon başında izlemekten bir farkı olur mu çok merak ediyorum...

0 yorum:

İLETİŞİM

mussano90@hotmail.com


KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP