Avrupa Gecesi Öncesi

18 Şubat 2010 Perşembe

Bu gece biri Madrid'de biri Lille'de, Galatasaray ve Fenerbahçe iki zor maça çıkacak. Maçlar hakkında çok şey yazılıp çizildi. Ben işin biraz başka taraflarında dolanmaya çalışacağım...

Atletico Madrid'in Barcelona'yı yendiği maçın ardından detaylı bir yazı yazmıştım. Bu yüzden şimdi işin biraz Galatasaray tarafına değineceğim.

Galatasaray, Avrupa Ligi'nde şimdiye kadar tek yenilgi aldı. O da gruptan lider çıkmayı garantiledikten sonra, Sturm Graz deplasmanında alınan mağlubiyetti. Bu tabloda grubun güçsüz olmasının da etkisi şüphesiz vardı; ancak yine de Panathinaikos gibi Avrupa'nın önemli kulüplerinden birine karşı iki maçta da alınan galibiyetler gözardı edilmemeli. Panathinaikos, oyuncu kalitesi anlamında Atletico Madrid kadar güçlü bir rakip olmasa da, Galatasaray'ın Panathinakos maçları, Atletico Madrid maçı hakkında tahminde bulunmak için en sağlam veri bence...

Galatasaray özellikle deplasmandaki maçta, defansını önde kuran Pana'ya karşı Keita ve Baros gibi hızlı hücum elemanlarını etkili kullanmış, Atletico Madrid karşısında da 11'de olacak Elano'nun 2 golüyle 3-1'lik galibiyet elde etmişti. Bu kez Baros yok. (ki bu maçın karakteri düşünüldüğünde en önemli eksik) Ancak yine de elde başıboş kaldığında karşı savunmayı dağıtabilecek Arda, Keita ve Dos Santos gibi oyuncular var. Hatta Caner'i de -eğer solbek oynamak zorunda kalmazsa- bunların arasına katabiliriz.

Galatasaray'ın kendisi gibi açık futbolu tercih eden takımlara karşı daha rahat ve konsantrasyonu yüksek oynadığı bir gerçek. Geçtiğimiz yıl Avrupa Ligi'nde Benfica, Hertha Berlin gibi takımları da bu özelliği ile mağlup etmişti. Galatasaray'ın en büyük avantajı, Süper Lig'deki gibi kapalı defanslara karşı pozisyon bulmaktaki zorluğun aksine, kendisine benzer şekilde hücuma dönük oynayan bir takıma karşı mücadele etmesi olacak. Fakat defansif anlamda rakibine eşit sertlik ve dikkatle karşılık vermezse, bu durum dezavantaja dönüşebilir. Atletico Madrid'in ofansif bir takım olmasının Galatasaray'a sağladığı hem avantajlar hem de dezavantajlar var kısacası. Bu saptama bile iki takımın ne kadar birbirine yakın futbol oynadığının bir kanıtı...
Fenerbahçe'nin şansını genelde yazılıp çizilenlerin aksine az görmüyorum. Evet Lille etkili hücum futbolu oynayan, süratli oyunculara sahip bir takım; ancak bu oyunu kesintiye uğratmanın en etkili yolu top size geçtiğinde fazla pas yapmak. Bu da Fenerbahçe'nin yaptığı en iyi işlerden biri. Bu yüzden Fenerbahçe topu Lille'e teslim edip savunma yapmak yerine, topu mümkün olduğunca kontrolü altında tutmalı.

Muhtemelen Lille maça çok hızlı bir giriş yapacaktır. Coşkulu ve hızlı hücum eden bir takım çünkü. Böyle klişe cümleleri sevmem; ancak bu kez ilk 20 dakika gerçekten önemli! Olur da ilk golü Fenerbahçe atarsa, biraz iddialı olacak ama, tur beklenenden rahat gelebilir.

Takımlarımız bu gece, özellikle deplasmanda oynayacak olmaları nedeniyle favori değiller. Ancak bu hiç şansımızın olmadığı anlamına gelmemeli...

0 yorum:

İLETİŞİM

mussano90@hotmail.com


KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP