Hidayet'in Durumu

30 Mart 2010 Salı


Bu aralar Hidayet Türkoğlu'nun koçu Jay Triano'yla sorunlar yaşadığı gündemde. Geçtiğimiz hafta içinde oynanan Utah maçının devre arasında mide rahatsızlığı yaşayarak sahaya geri dönemeyen Hedo, ardından Denver maçını tamamen kaçırmıştı. Bunun peşine oynanan ve play-off yolunda önemli olan, ancak kaybedilen Miami maçında rahatsızlığı geçtiği halde koçu tarafından "kasten" oynatılmadığı öne sürüldü. Dün geceyse Charlotte karşısında oyuna benchten dahil oldu ve 28 dakika sahada kalıp 11 sayı, 3 asistle oynadı.

Hedo'nun son üç maçta forma giymemesi konusunda ortalıkta çeşitli spekülasyonlar dolaşıyor. En ön plandaki söylemse, mide rahatsızlığının forma giymesine engel olacak kadar önemli bir sorun olmadığı, Triano'nun onu performansından memnun olmadığı için oynatmadığı...

Bir kere şurası kesin ki, Hedo performansıyla Orlando'daki günlerini aratıyor. Bunun böyle olacağı az çok tahmin edilebiliyordu; ancak performansının bu denli erozyona uğrayacağı düşünülmüyordu. Orlando'daki güneşli günlerinin bulutlanmasının, iki şehir arasındaki iklim farklılıkları dışında daha önemli nedenleri var. Hedo yeni bir takıma, yeni bir kente geçmiş olabilir. Fakat NBA'de yeri geldiğinde bir sezonda üç takım değiştiren oyuncular olduğunu düşünürsek, bu tek başına çok romantik bir neden olur. Üstelik Toronto'ya yerleşeli 6 ay oldu.

Hedo'nun Orlando'da geçtiğimiz yıl yakaladığı normal sezon istatistikleri: 16.8 sayı, 5.3 ribaund, 4.9 asist

Hedo'nun bu sezon Toronto formasıyla yaptığı istatistikler: 11.8 sayı, 4.5 ribaund, 4.1 asist

Bu düşüşün en büyük nedeni, iki takımın oyun karakterleri arasındaki fark şüphesiz. Orlando NBA'in maç başına en çok sayı üreten ekiplerinden biriyken, Toronto skor anlamında istikrar bakımından yalnızca Chris Bosh'un sırtında giden bir takım. Hedo transferi sonrası Toronto'nun yeni bir Orlando olma yolunda hareket edeceği bekleniyordu; ancak bunun mümkün olmadığı kısa sürede belli oldu. Toronto ne Orlando kadar şutör bir takım, ne de Dwight Howard'ları var. Dingo'nun Ahırı modundaki savunmaları da cabası..

Pota altındaki Bargnani ve Bosh hücum anlamında dinamik bir ikili olabilir; ancak oyunun savunma tarafında ciddi fizik dezavantajları var. Bu yüzden Reggie Evans gibi vasat bir oyuncu -pislikle de olsa- savunma yapmayı bilen tek adam olduğundan özellikle son maçlarda ciddi süreler almaya başladı. Rasho Nesterovic'in de San Antonio ve kısmen Minnesota günleri dışında (O da çoğunlukla Garnett ve Duncan gibi partnerlerin sayesinde) bir baltaya sap olamamış bir oyuncu olduğunu düşünürsek, pota altı savunması Toronto'nun en büyük zaafı.

Şimdi Toronto'nun takım yapısının Hedo açısından sorun yaratan kısımlarına göz atalım. Hedo'nun Orlando sistemi içinde yaptığı en önemli görev takımın gizli gardı olmasıydı. Bunu sağlayan da 2.08'lik boyuna karşın sahip olduğu pas yeteneği, top kontrolü ve saha görüşüydü. Oyun kurucu Jameer Nelson dahil Orlando'nun diğer oyuncularının Hedo kadar pasör olmaması, oyunu çoğu zaman Hedo'nun kurmasını sağlıyordu. Pota altı silahı Howard'ın da kendi pozisyonunu yaratmaktan çok, ona pozisyon yaratılmasına bağlı bir oyun karakteri olması topun Hedo'nun elinde daha çok kalmasına neden oluyordu. Bu da onun, Orlando'da topun neredeyse her hücumda eline değdiği tek oyuncu olmasını sağlıyordu. Son hücumlarda ona teslim edilen toplar sayesinde de "Hero" oluyordu.

Toronto'daysa durum tam tersi. Nelson'ın yerine daha saf bir oyunkurucu olan Calderon var bir kere. Yani oyun kurma konusunda Toronto'nun Hedo'ya Orlando kadar ihtiyacı yok. Ayrıca Chris Bosh da, Howard gibi top bekleyen değil gerektiğinde kendi driplingi üzerinden sayı üretebilen bir uzun. Toronto'da bir nevi halk kahramanı olması nedeniyle, kritik anlarda son şutu kullanma konusunda da ilk aday...

Kısacası Hidayet'in "midesini" ağrıtan ana neden, Orlando'da kafasını rahat ettiren düzenin Toronto'da olmaması. Kariyeri boyunca hiçbir zaman, sahaya çıkıp sadece sayı atmaya konsantre olmuş bir oyuncu olmadığından da, (milli takımdaki bazı "sorunlu" dönemler hariç!) sıkıntının Toronto açısından boyutları artıyor.

Neyseki önümüzde play-off'lar var. Orası Hedo'nun kendini evinde hissettiği asıl yer. Geçtiğimiz yıl da, normal sezondan çok play-off'ta yaptıklarıyla konuşulan bir oyuncu olduğunu düşünürsek işler biraz rayına girebilir. Aksi takdirde önümüzdeki sezon, transfer anlamında serbest kalan yıldızların çokluğu yüzünden yoğun geçecek bir yazın bizi beklediğini de göz önüne alırsak, onu başka bir takımın formasıyla izleyebiliriz.

0 yorum:

İLETİŞİM

mussano90@hotmail.com


KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP