Ustadan Çırağa (!) İkram

23 Mayıs 2010 Pazar

Şu Mourinho-Van Gaal, usta-çırak geyiklerinden fazla haz etmediğimi öncelikle belirteyim. Sonuçta tarzları birbirinden çok farklı iki teknik adam, hayatlarının bir döneminin kesişmesi dışında aralarında nasıl bir usta-çırak ilişkisi olabilir merak ediyorum doğrusu...

Jose Mourinho, Louis Van Gaal gibi bir sistem antrenörü olmamasının avantajlarını iyi kullandı finalde. Daha doğrusu bu ayrım, onun herhangi bir ekstra hamle yapmadan kupaya ulaşmasını sağladı. Bayern Münih maç boyunca iki kanatta kullandığı iki ters ayaklı adamla İnter'in ekmeğine yağ sürdü çünkü.

Bunlara Bayern ortasahasının ortasıyla, ağır stoperleri arasındaki boşluk ve bu boşlukta cirit atan Sneijder, Milito (attığı iki şık golü atlamayalım), Pandev ve Eto'o dörtlüsü eklenince yenilgi kaçınılmaz oldu.

Hamit, belki de en son oynayacağı mevkiilerden birinde, sol kanatta oynadı. Elinden geleni her zaman olduğu gibi yapmaya çalıştı; ancak Hamit gibi üstün taktik disipline ve iş ahlakına sahip bir futbolcu bile kendine 180 derece ters bir mevkiide ancak bu kadar katkı verebilirdi.

Bayern Münih'te hiçbir şart altında ve hiçbir platformda haz etmediğim iki adam var: Hasan Şaş'ın geliştirilmiş Hollanda edisyonu Arjen Robben ve Bilica'nın ruh ikizi Mark Van Bommel... Robben sağ kanatta yalnızca iki tercih üzerinden oynadı. %99 ihtimalle ortaya dripling-şut ve %1 ihtimalle ortaya dripling-pas... Van Bommel de durum daha da vahim; çünkü o sadece şut atmak zorunda! Zaten derin pası istese de yapamıyor.

Kanatları kendi ayağına kurşun sıkarak kapayınca, yeryüzünde göbeği en iyi savunan takım olan Inter'i delmenin bir yolu kalmadı Bayern Münih için.

Bayern Münih bireysel olarak da Inter'le başedebilecek durumda değildi. Final yolculuğunun kahramanlarından Ivica Oliç maç boyunca ayakta bile zor durabildi. Schweinsteiger (umarım doğru yazdım) ortasahanın ortasında olmuyor, nitekim yine etkisizdi. Solbek Badstuber elinden geleni yaptı. Elinden gelen ancak ortasahaya kadar çıkabilmekti yalnız! Van Gaal en azından ikinci yarıda risk alıp Pranjic'i tercih edebilirdi, etmedi...

Velhasıl kelam, Mourinho gerçekten şanslı adam kardeşim! Bunu başarılarını küçümsemek için söylemiyorum; başarı için birazda şans lazım sonuçta...

Ancak Real Madrid'e kapak atabilmek için, Santiago Bernabeu'da kupa kaldırmaktan daha kestirme bir yol olabilir mi?

0 yorum:

İLETİŞİM

mussano90@hotmail.com


KATKIDA BULUNANLAR

  © Blogger templates Newspaper by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP